Günümüzde birçok çift, ilişkilerinde yaşadıkları sorunların temelinde "iletişimsizlik" yattığını düşünerek bir uzmana başvurur. Peki, gerçekten sorun sadece doğru kelimeleri bulamamak mıdır? Uzm. Psk. Selin Aytaç'ın "Geçinmeye Gönlümüz Var mı?" başlıklı çalışmasından yola çıkarak, ilişkilerin doğasını ve geçinme niyetimizi masaya yatırdık.
Soru: İlişkilerde yaşadığımız sorunların temelinde hep iletişim eksikliği olduğu söylenir. Bu doğru mu?
Cevap: İnsanların çoğu iletişim problemi yaşadığını düşünüyor. Oysa birçok ilişkide asıl problem iletişim becerisi değil, ilişkiyi sürdürmeye yönelik psikolojik niyetin zayıflamasıdır. İnsanlar çoğu zaman konuşmayı değil; anlaşılmayı, haklı çıkmayı, değiştirmeyi, cezalandırmayı veya kaçınmayı seçiyor. Çünkü çoğu çatışmanın altında "Anlaşılmak istiyorum" düşüncesinden ziyade, "Haklı olduğum kabul edilsin" arzusu vardır.
Soru: Peki "geçinmek" tam olarak ne demektir? Sürekli alttan almak ve çatışmadan kaçmak mıdır?
Cevap: Kesinlikle hayır. Geçinmek, sanıldığının aksine kendini feda etmek değildir. Geçinmenin ne olmadığına bakarsak:
- Her şeye evet demek değildir.
- Alttan almak değildir.
- Kendini yok saymak değildir.
- Çatışmasız yaşamak değildir.
Geçinmek, kişinin hem kendini koruyup hem de ilişkiyi koruyabilme becerisidir.
Soru: İnsanlarla geçinmek neden zor? Niyetimizi ve geçinmeye olan gönlümüzü asıl kıran şeyler nelerdir?
Cevap: İnsanlar genellikle sorunun karşı tarafta olduğunu düşünür. Ama her ilişkiye kendi geçmişimizi, korkularımızı, beklentilerimizi ve savunmalarımızı da getiririz. Geçinmeye gönlümüzü kıran 4 temel unsur şunlardır:
- Geçmiş Kırgınlıklar: Bazen bir kişiyle bugün değil, 5 yıl önce yaşadığınız olayla kavga edersiniz. Sorun güncel bir konu değil, geçmiş deneyimin tetiklenmesidir.
- İdeal İnsan Beklentisi: İnsanların çoğu "beni hep anlayacak", "beni hiç üzmeyecek" ve "hep destek olacak" şeklinde hayaller kurar. Ama gerçek ilişki iki kusurlu insanın ilişkisidir.
- Kontrol İhtiyacı: Bazı insanlar ilişkide bağ kurmaya değil yönetmeye çalışır. Eşini, çocuğunu veya arkadaşını yönettikçe kontrol artar, kontrol arttıkça da yakınlık azalır.
- Gurur: Özür dilemek, ilk adımı atmak veya yumuşamak istememek gibi nedenlerle bazı ilişkileri iletişim problemi değil gurur bitirir.
Soru: Çiftler kavga ederken iyi iletişimin önündeki en büyük engeller nelerdir?
Cevap: Sorun konuşmak değil, konuşurken neye dönüştüğümüzdür. İlişkiyi korumaya çalışırken fark etmeden içine düştüğümüz tuzaklar ve engeller şunlardır:
- Eleştiri: İnsan beyni davranış eleştirisini duyabilir ama karakter eleştirisini tehdit olarak algılar.
- Savunma: Dinlemek yerine kendimizi aklamaya çalışıyoruz. Savunma başladığında anlayış biter çünkü artık amaç anlamak değil, beraat etmektir.
- Zihin Okuma Tuzağı: Çoğu insan iletişim kurmuyor, tahmin yürütüyor. Ortada veri yokken sadece yorum yapılıyor.
- Aşağılama: Göz devirmek, küçümseyici gülümseme, alay etmek veya iğneleyici konuşmak gibi davranışlar mizah sanılsa da ilişkiler açısından oldukça yıkıcıdır.
- Duvar Örme: Konuşmamak da bir iletişim biçimidir. Bir tarafın konuşmak isteyip takip ettiği, diğer tarafın ise kapanıp kaçtığı durumlarda kovala-kaç döngüsü oluşur.
Soru: Son olarak, geçinmeye gerçekten gönlümüz olup olmadığını kendimize nasıl sormalıyız?
Cevap: Herkesin kendisine sorması gereken temel bir soru vardır: "Haklı olmak mı istiyorum, yoksa ilişkiyi korumak mı?". Geçinmek iletişim tekniklerinden önce niyet meselesidir ve karakter meselesidir. Unutulmamalıdır ki ilişkiyi sürdüren şey kusursuz insanlar değil, birbirinin kusurlarıyla ilişki kurmaya gönlü olan insanlardır.
İlişkilerinizde benzer döngüler yaşıyor ve aşmakta zorlanıyorsanız, Ankara psikolog ve çift terapisi hizmetlerimizle size destek olmak için buradayız.
Profesyonel Destek Almak İster misiniz?
Ankara Çankaya'da yüz yüze veya online görüşme için hemen randevu oluşturun.


